ne kadar da zavallıymışım diyorum şimdi , yıllarca seni sevmeyen birinden sevgi bile değil sadece gülümseme beklemişim. nasıl bir zayıflık ki bu umut etmişim oysa umut değil mi en büyük hastalık , umut değil mi ızdırabı çoğaltan ..
vazgeçmek zor olan değildi zor olan kabullenmekti , zor olan bir daha asla görmeyecek olmaya alıştırmaktı kendini zor olan , dışarıda birbirine sarılan insanlar gördüğünde kafanı çevirmeyi öğrenmekti , bayramları hiç çalmayan kapılardı , başkalarına adadığın sevgini görmekti ..
şimdi düşünüyorum hani sen ölsen bir daha hiç olmayacak olsan , ağlar mıyım? üzülür müyüm canım yanar mı?
hayal ediyorum tabutta sen varmışsın sarmışlar seni yeşillere birileri seni omzunda taşıyor belkide hallerinden hoşnutsuzlukla , birileri ağlıyor öte de ben varım taş kesmişim sanki ağlamıyorum ama bakıyorum olanlara izliyorum insanları
ağlayanlar var belli ki zamanında sevgini adadıkların ya da yaşananların hatırına zoraki ağlamaya çalışanlar .. geçmiş günlerinizi ananlar olur belki bir zamanlar sevmiş gibi yaptıkların belki , çünkü sen ancak -miş gibi yaparsın
şu hayatta tek bir kişiyi sevdin sen "kendini" . yaradılışına aykırıydı düşünmek birini kendinden çok ne mutlu sana bak şimdi en sevdiğinle altındasın toprağın "kendinle"
sonra koyacaklar o esnada seni o soğuk mermere dönüp soracak "nasıl bilirdiniz ?" hiç bilmedim diyeceğim hiç bilemedim , ben ona en yakın uzaktım .. ben onun kanından olan yabancıydım ..
