16 Eylül 2012 Pazar

tarifsiz

senden nefret etmiyorum, etseydim eğer bir umudum olurdu nasıl bir his tarif edemiyorum, kekremsi bir duygu içimde adı nefret değil , eğer nefret olsaydı evet gerçekten bir umudum olurdu, çünkü nefrettir zıttı aşkın ve her şey zıttıyla var olur evrende işte bu yüzden biz yokuz artık , birbirimize karşı durabilecek kadar bile yokuz artık.
ne kadar da zavallıymışım diyorum şimdi , yıllarca seni sevmeyen birinden sevgi bile değil sadece gülümseme beklemişim. nasıl bir zayıflık ki bu umut etmişim oysa umut değil mi en büyük hastalık , umut değil mi ızdırabı çoğaltan ..
vazgeçmek zor olan değildi zor olan kabullenmekti , zor olan bir daha asla görmeyecek olmaya alıştırmaktı kendini zor olan , dışarıda birbirine sarılan insanlar gördüğünde kafanı çevirmeyi  öğrenmekti , bayramları hiç çalmayan kapılardı , başkalarına adadığın sevgini  görmekti ..
şimdi düşünüyorum hani sen ölsen bir daha hiç olmayacak olsan , ağlar mıyım? üzülür müyüm canım yanar mı?
hayal ediyorum tabutta sen varmışsın sarmışlar seni yeşillere birileri seni omzunda taşıyor belkide hallerinden hoşnutsuzlukla ,  birileri ağlıyor öte de ben varım taş kesmişim sanki ağlamıyorum ama bakıyorum olanlara izliyorum insanları
 ağlayanlar var belli ki zamanında sevgini adadıkların ya da yaşananların hatırına zoraki ağlamaya çalışanlar .. geçmiş günlerinizi ananlar olur belki bir zamanlar sevmiş gibi yaptıkların belki ,  çünkü sen ancak -miş gibi yaparsın
 şu hayatta tek bir kişiyi sevdin sen "kendini" . yaradılışına aykırıydı düşünmek birini kendinden çok ne mutlu sana bak şimdi en sevdiğinle altındasın toprağın "kendinle"
 sonra koyacaklar o esnada seni o soğuk mermere dönüp soracak "nasıl bilirdiniz  ?" hiç bilmedim diyeceğim hiç bilemedim , ben ona en yakın uzaktım .. ben onun kanından olan yabancıydım ..

13 Eylül 2012 Perşembe

bana yeniden yazılar yazdıran adama ..

kelimeler anlamlarını yitirir bazen, sığdıramazsın sözcüklere hislerini zaten mümkün müdür  yazılarla ifade edebilmek coşkun bir ırmak gibi delicesine akan duyguları .. bir yerden başlamak icap eder sanırım belki bir bir eklenir uç uca  kelimeler ..

her şeyin bir zamanı vardır olmak için beklediği , bir gün gelince o gün yıllarca bir haber yaşadığın birine tüm ömrünü anlatasın gelir susmadan durmadan soluklanmadan , aynı toza bulanmanın  , aynı melodiyi mırıldanmanın ,farkına varmadan aynı denize yuvarladığın taşların , ve seninle dalga geçiyormuşcasına evrenin karşına çıkardığı tesadüflerin şaşkınlığıyla bakarsın gözlerinin içine , öyle tanıdık ,öyle aşina sanki yıllarca el ele yürümüş gibi yolları ..

ben yani bir zamanların buzlar kraliçesi, bir sabah uyandım ki sol yanımda bir şey daha önce var  olmayan, aynaya baktığımda tanıyamadığım bir yüz bakmaktan keyif aldığım, ilk defa biri için fedakarlık yapabilmek, ilk defa bir başkasıyla kederlenebilmek, yıllarca kendi başıma yaşadığım kalabalık yalnızlığımda ilk defa iki kişilik düşünmek, ve her şeyin istisnasız elinin değdiği her zerremin güzelleştiğinin farkına varmak, işte bu yüzden mucize kabul etmek seni dünyada ki diğer insanlardan ayrı tutmak, nereden geldiğinin ,ne olduğunun ,diğer insanlar için adının ,cisminin, kimliğinin ,sıfatlarının ,zamanın, mekanın  hiç bir önemi yok gözümde önemli olan tek bir şey var sol yanımdaki yerin ..

biz güzeliz ve güzelleştireceğiz sarmaş dolaş yürüdüğümüz yolları , pisliğine rağmen seveceğiz dünyayı ,  pes etmemize rağmen inanacağız ,   gözümüzün içine bakıp gülen güneşin hatırına, belki umut oluruz çocuklara, sebebi oluruz belki de yeniden sevmeyi öğrenen insanların çünkü sen yorgun adam sen bütün iyiliklere gebe , çünkü sen gülmek için sebep , umut etmek için nefes inanmak için bedensin karşımda sevgiyle yeniden doğabilecek bir bebeksin aslında, seni sevebilirim , dokunabilirim ellerine, kalbine küçük ellerimle dokunabilirim gözlerine , annen olabilirim, bazen dostun, bazen çocuğun bazen kadının karşında duran herkese kafa tutabilecek kadar güçlü kadının ..

büyük sözler ürkütücü değilmiş aslında inanma dışarıdaki insanlara yalan söylüyorlar sustur içindeki tüm karamsarları , yanında yaşlanmaya razıyım diyorum ötesi var mı ? sen çocuk sen şu dünyadaki en erdemli insan niye mi çünkü en büyük erdemdir mutlu olmak , senin armağan ettiğinse kocaman bir mutluluk.

ben küçük sevgilin , küçük yüreğimle geldim sana boyumdan büyük sevmeye seni ..