6 Aralık 2012 Perşembe

onun için ..


                                                                                                                                                                                     


siz hiçbirinin varlığından güç aldınız mı ?
yere göğe sığamadığınız zamanlara boyun eğdiniz mi , hani göğsünüzde bir canavar varmış gibi
geceleri yatağınızın dar geldiği oldu mu?
siz hiç ömrünüzü birine adamayı düşündünüz mü?
benliğinizden vazgeçtiniz mi ?
bütün herkesi affettiniz mi onun güzelliği hatırına
dünyaya yeniden bir şans verdiniz mi onun için
o oldunuz mu , düşünürken , konuşurken , yaşarken .
ben oldum..
her şeyin güzelliği çirkinleşti bir an onun yanında
gülüşünün dışında hiç bir şey anlam taşımaz oldu .
kendimi zayıf hissettiğim günler geride kaldı sanki
bir hayat düşündüm ilk defa iki kişilik ve kendime bir kez daha şans verdim ..
güzelliğinden güç alıp bağışladım tüm günahları ve günahkarları
bu hain dünyayı bile affettim
çünkü hayat meğer onu tanımakla başlamış
mümkün mü uyuyabilmek onsuz
yörüngeden sapan gezegenler gibi , yalpalıyorum uzakken ..
sokaklar kimsesiz şayet yanımda değilse yürürken ..
hani anlatsam tahammül edemezsin diye düşünüyorum bazen ..
siz hiç birini taparcasına sevdiniz mi?
kıbleyi o bildiniz mi ?
dünyadaki tek doğruyu "o" kabul ettiniz mi .?
siz hiç ona bir şey olmasın benim canım yansın diye cümleler kurdunuz mu ?
onun dışında sahip olduğunuz herşeyi gözden çıkarabilecek gücü buldunuz mu içinizde ..
ben buldum ..
çünkü ben ölümlü bedenimde
toprak olacakken bile
kabrimde açacak çiçeklere adını ezberletecek kadar
çok sevdim ..




16 Eylül 2012 Pazar

tarifsiz

senden nefret etmiyorum, etseydim eğer bir umudum olurdu nasıl bir his tarif edemiyorum, kekremsi bir duygu içimde adı nefret değil , eğer nefret olsaydı evet gerçekten bir umudum olurdu, çünkü nefrettir zıttı aşkın ve her şey zıttıyla var olur evrende işte bu yüzden biz yokuz artık , birbirimize karşı durabilecek kadar bile yokuz artık.
ne kadar da zavallıymışım diyorum şimdi , yıllarca seni sevmeyen birinden sevgi bile değil sadece gülümseme beklemişim. nasıl bir zayıflık ki bu umut etmişim oysa umut değil mi en büyük hastalık , umut değil mi ızdırabı çoğaltan ..
vazgeçmek zor olan değildi zor olan kabullenmekti , zor olan bir daha asla görmeyecek olmaya alıştırmaktı kendini zor olan , dışarıda birbirine sarılan insanlar gördüğünde kafanı çevirmeyi  öğrenmekti , bayramları hiç çalmayan kapılardı , başkalarına adadığın sevgini  görmekti ..
şimdi düşünüyorum hani sen ölsen bir daha hiç olmayacak olsan , ağlar mıyım? üzülür müyüm canım yanar mı?
hayal ediyorum tabutta sen varmışsın sarmışlar seni yeşillere birileri seni omzunda taşıyor belkide hallerinden hoşnutsuzlukla ,  birileri ağlıyor öte de ben varım taş kesmişim sanki ağlamıyorum ama bakıyorum olanlara izliyorum insanları
 ağlayanlar var belli ki zamanında sevgini adadıkların ya da yaşananların hatırına zoraki ağlamaya çalışanlar .. geçmiş günlerinizi ananlar olur belki bir zamanlar sevmiş gibi yaptıkların belki ,  çünkü sen ancak -miş gibi yaparsın
 şu hayatta tek bir kişiyi sevdin sen "kendini" . yaradılışına aykırıydı düşünmek birini kendinden çok ne mutlu sana bak şimdi en sevdiğinle altındasın toprağın "kendinle"
 sonra koyacaklar o esnada seni o soğuk mermere dönüp soracak "nasıl bilirdiniz  ?" hiç bilmedim diyeceğim hiç bilemedim , ben ona en yakın uzaktım .. ben onun kanından olan yabancıydım ..

13 Eylül 2012 Perşembe

bana yeniden yazılar yazdıran adama ..

kelimeler anlamlarını yitirir bazen, sığdıramazsın sözcüklere hislerini zaten mümkün müdür  yazılarla ifade edebilmek coşkun bir ırmak gibi delicesine akan duyguları .. bir yerden başlamak icap eder sanırım belki bir bir eklenir uç uca  kelimeler ..

her şeyin bir zamanı vardır olmak için beklediği , bir gün gelince o gün yıllarca bir haber yaşadığın birine tüm ömrünü anlatasın gelir susmadan durmadan soluklanmadan , aynı toza bulanmanın  , aynı melodiyi mırıldanmanın ,farkına varmadan aynı denize yuvarladığın taşların , ve seninle dalga geçiyormuşcasına evrenin karşına çıkardığı tesadüflerin şaşkınlığıyla bakarsın gözlerinin içine , öyle tanıdık ,öyle aşina sanki yıllarca el ele yürümüş gibi yolları ..

ben yani bir zamanların buzlar kraliçesi, bir sabah uyandım ki sol yanımda bir şey daha önce var  olmayan, aynaya baktığımda tanıyamadığım bir yüz bakmaktan keyif aldığım, ilk defa biri için fedakarlık yapabilmek, ilk defa bir başkasıyla kederlenebilmek, yıllarca kendi başıma yaşadığım kalabalık yalnızlığımda ilk defa iki kişilik düşünmek, ve her şeyin istisnasız elinin değdiği her zerremin güzelleştiğinin farkına varmak, işte bu yüzden mucize kabul etmek seni dünyada ki diğer insanlardan ayrı tutmak, nereden geldiğinin ,ne olduğunun ,diğer insanlar için adının ,cisminin, kimliğinin ,sıfatlarının ,zamanın, mekanın  hiç bir önemi yok gözümde önemli olan tek bir şey var sol yanımdaki yerin ..

biz güzeliz ve güzelleştireceğiz sarmaş dolaş yürüdüğümüz yolları , pisliğine rağmen seveceğiz dünyayı ,  pes etmemize rağmen inanacağız ,   gözümüzün içine bakıp gülen güneşin hatırına, belki umut oluruz çocuklara, sebebi oluruz belki de yeniden sevmeyi öğrenen insanların çünkü sen yorgun adam sen bütün iyiliklere gebe , çünkü sen gülmek için sebep , umut etmek için nefes inanmak için bedensin karşımda sevgiyle yeniden doğabilecek bir bebeksin aslında, seni sevebilirim , dokunabilirim ellerine, kalbine küçük ellerimle dokunabilirim gözlerine , annen olabilirim, bazen dostun, bazen çocuğun bazen kadının karşında duran herkese kafa tutabilecek kadar güçlü kadının ..

büyük sözler ürkütücü değilmiş aslında inanma dışarıdaki insanlara yalan söylüyorlar sustur içindeki tüm karamsarları , yanında yaşlanmaya razıyım diyorum ötesi var mı ? sen çocuk sen şu dünyadaki en erdemli insan niye mi çünkü en büyük erdemdir mutlu olmak , senin armağan ettiğinse kocaman bir mutluluk.

ben küçük sevgilin , küçük yüreğimle geldim sana boyumdan büyük sevmeye seni ..

4 Ağustos 2012 Cumartesi

size bu yazıyı sıcak kumlar ayağıma değerken yazıyorum , güneşin verdiği huzurla , ve evet itiraf  ediyorum ki ,  ilk defa bi yazımı yazarken yüzüm gülüyo .. Bana aşkı anımsatan bi şarkı var kulaklarımda , sıcak yazı , kumları, çiftleri hatırlatan hoş bi müzik ''summer wine '' .

sahi aşka inanıyor musun ? ben inanıyorum ama bana göre aşk tutkuyla acıdan doğma gayrimeşru bi piç  ve hep sahipsiz kalacak , çünki aşk o karmakarışık yapısında acıyla o büyük mutluluğu aynı anda yaşamayı kaldıracak , güçlü insanları sever , cesaretin varmı sahi ?

benı anladığına emin olmak istiyorum , sormak istediğim çok soru var mesela her aşk ikinci şansı hakeder mi ? diyorlarki büyük aşk olsa ikinci şansa ihtiyaç duymazdın ama hayatın trajik hatta bazen tarjikomik olayları yokmu ?aşk benim yaşımdan büyük iş vessalam bırakınız sevsinler :)

belki de dünyada ki en insan, sey sevmek birilerini ve sevilmek ve özel hissetmek kendini , biri için dünyadaki tek insan olduğunu bilmek , gecesi sen gülüşün gündüzü gibi hani . evet şu dünyadaki en güzel duygu belkide bütünlemek kendini başkasıyla .. evet belki de aşk hırçın doğasında canınızı yakacak ama yaşatacağı büyük hazları katın hesaba ..

dedim ya bırakınız sevsinler aşk güzel şey ..



cahildim dünyanın rengine kandım ..

cahildim dünyanın rengine kandım diyor , hayale daldım boşuna yandım ..

kaybettiklerimi saymıyorum artık , ama en çok aklıma yanıyorum onların arasında ,renkler ,görüntüler , sesler ve gürültüler başka çağrışımlarda şimdi ..
yenilmek zor hele de hayata yenilmişken yeniden başlamak en zoru , sıfırdan başlamak , temize çekmeye çalışmak bir karalama kağıdını..
gülerken kaybeder insan en çok , çünkü o zaman en savunmasız ,en ürkek bir yanı ,mağlubiyeti kabul etmiş açık kayba .

ölmek ne demek o zaman bitiyor mu her şey başlıyor mu söyledikleri gibi en baştan , ölmek ne demek üşüyor mu insan toprakta sahi hissetmiyor mı hiçbir şeyi acımıyor mu artık canı . insanlar üzemiyor mu alıp gidecek bir parça kalmıyor mu geriye ??

ölmek ne demek ? ya yaşarken gömdüklerimiz ,içimizde her gün ölenler  diri diri toprağa verdiklerimiz , umutlarımız ,zamanında çok sevdiklerimiz .
ben bu savaşı kaybettim kazanmıştım oysa  ben bu savaşı kazandığım için kaybettim..
kaybetmek ne acı bağıra bağıra ağlamak istiyorum , odalara kapamak kendimi ,küsmek istiyorum herkese her şeye  , çocuk gibi küsüp ağlamak oynamıyorum demek istiyorum ..

bir yanım bundan sonra hep eksik olacak , bir yanım hep boş , bir yanım hep kendini suçlayacak bir yanım ölü olarak devam edecek artık hayatına , kesip atmış gibi yok gibi .
ölü gibi yok sayacağım ondan olduğumu , unutacağım yaşadığım günleri , kabuslarımı yok sayacağım ve canım yanmıyormuş gibi yapacağım ve hep -mış gibi artık , siz verdim kendime ağlamayacağım ..

açtım kollarımı hayat sana ve bağırıyorum rüzgarına acımadı ki ..

13 Mayıs 2012 Pazar

bir yerden aşağı

gitmek yenilmek değil , gitmek kazanmakta gitmek gitmektir işte hepsi bu ..

kimsenin bizi tanımadığı belki ilk defa biz olmaya imkan sağlayan bi şehirde , güneşe beraber uyandığımız ve denize vuran yakamozları beraber izlediğimiz bi şehir  kimsenin adımızı bile bilmediği bi şehirde , teninin kokusu hala sanki rüzgarla geliyor gibi usul usul ..

başka şansımız olamazdı birbirimize oynadığımız oyunlarda , kendi oluşturduğumuz okyanusların girdaplarında boğulduğumuz o karanlık izbe puslu şehirlerde başka şansımız olamazdı , adını bile bilmediğimiz sokaklarla  yabancı insanlarla dolu şehirler  hani kimsenin ne konuştuğumuzu bile anlamadığı ve senin gözlerine baktığımda başka hiçkimsenin , hiçbirşeyin , hiçbiryerin önemimin olmadığı o şehir ..


elimin tenine her değdiği , ve titrek ve korkak sonunu bilmediğimiz dokunuşlarda , seni değil beni mahkum eden kaçışlardı belkide . aynı hikaye aynı kahramanlar sonunun aynı olacağını zaten bile bile , parçalarını göre göre uçurumdan atlamak gibi ..


defalarca yenilebilir insan , defalarca kalkıp kaldığı yerden devam edebilir aynı oyuna ama işin en zor kısmı  dile gelmeyeceğini bile bile duvarlara haykırmak acılarını , ellerinde geçmişin izlerini görmeyen birinin tutmak ellerinden ve güven aramak en tekinsiz kişide . soğuk değil titreten , korkular ve yalnızlık , yanyana , elele ama asla beraber değil baktığımız gökyüzü aynı maviye dönmüyor , aynı yönde yürüsek de aynı yere varmıyoruz , tapındığımız putlar farklı inançlara ait , asla kesişmeyecek yollarımız var bizim birbirine ayrı evrenlerde uzayan ...



bir yerden aşağı çok aşağı  düştüm , zaman , solgun sessiz bir koridordu , orada üşüdm çook üşüdüm ..



21 Şubat 2012 Salı

üzülme ..

Üzülme! Üzülüyorsan, kaybedeceğin bir şeyler var demek ki... Kaybedeceği bir şeyi olanlar çoktan kazanmışlardır. Eline geçmeyenleri saymakla tüketme nefesini, elindekileri saymaya başla. Hepsini saysan bile, nefesini saymaya nefesin yetmeyecek demektir. Bak işte zenginsin. bu yazıyı ne zaman okusam , en dipten sıçramak gelir içimden gökyüzüne , gögsün yarılırcasına ,nefes bile alamıyorken bilki çorak topraklarında rengarenk çiçekler açaçak , su ya hasret kalmış olabilirsin belki bilmediğin baharlar , ılık yağmurlar var kapında . üzülüyordum , ağlamış da olabilirim inkar etmiyorum eksik kalmış gibi hani öznesi olmayan cümle gibi, fişten çekilmiş bi lamba gibi ,suyu boşalmış bi küvet , ne bilim tavan arasında unutulmuş sandıklar gibi boş ve manasız sonra döner dersin insanlık hali elbet bu da geçer.fotofgraflarda kalır yüzündeki tebessüm , anıların sıcaklığında , sokak aralarında , otobüs duraklarında belki gülümsemen , iç çekişlerin önce zannedersin ki mutluluğu oralarda yitirdim , söz konusu olabilir mi hiç ömür boyu elem , gördünmü sen hayata küsüp bir daha gülmeyen ? daha en güzel şiir yazılacak ve daha büyük kahkalar atacaksın hayata , düştüğü için bir daha bisiklete binmeyen çocuk gördünmü sen ,açıp kollarını dünyaya inat var olacaksın , yeniden sarhoş olacaksın belki yeniden aşık , umutlu olacaksın zaman zaman umutsuz karamsarlık çökecek üstüne belki yeniden küseceksin hayata sonra yeniden döneceksin oyuna dünya bu dönmeye devam edecek , ölüm acısının bile 1 ay da geçtiği zamandayız artık geçecek elbet herşey hıncın , öfken , kızgınlığın , küslüğün soğuyacak . birileri yeni şarkılar yazacak , yeni filmler dönecek sinemalarda , güneş bi doğup bi daha batacak , kış olacak yaz olacak bahar gelecek , kumdan kaleler yapacak çocuklar , kardan adamların burnuna havuç takacaklar , papatyalar toplayacaklar kırdan , kaç martı nasiplenecek kimbilir vapurda simitlerden , dalgalar yeniden vuracak kıyılara , kaç çift evlenecek kaç bebek dünyaya gelecek kim bilir . Bak gördünmü zaman asla durmayacak , beklemeyecek kimseyi canın yanıyorsa tamam sen kal senin için dururum ben demeyecek . güneşin kızıllığında bul umudu , kimsesiz bi çocuğun gülümsemesinde saklıdır belki de gerçekler , sıcak bi ekmeğin buğusunda yaşama duyulan minnet , bir annenin bebeğine duyduğu merhamet ve sevgi sahip olabileceğin en temiz şey ,sayma sahip olamadıklarını , üzülme kaybettiklerine çünki kaybetmiş olman bir zamanlar sahip olduğun gerçeğine işaret eder düşün ne kadar da şanslıymışsın . hadi kalk topla yerden parçalarını , ekle birini bir diğerine koyul yola , inan bana gülünecek çok sebeb var , en kötü gün bile hediyedir aslında sorma şansın olabilseydi eğer inan bana ölüler en kötü hayatı bile tercih ederlerdi sadece yaşabilmek adına . hadi kalk durma koyul yola , yürü sanço panço dışarda bir sürü yel değirmeni var .

8 Şubat 2012 Çarşamba

kelebek

belkiçok karamsarım , kötümser geliyor tavrım size ama kendime umut telkinlerinde bulanamıyorum düzelecek herşey diyemiyorum yanardağ gibi dokunduğum,ulaştığım her şey kül oluyor sanki. acı çektiğimi hissediyorum ama kanayan kalbimi avcumun içine almış yürüyorum sanki , son düşüşüm de hızlı vurmuş olsam gerek yere bütün vicudum kırık , tuzla buz olmuş gibi kemiklerim. benim çk mutlu olduğum günler vardı şimdi hatırlıyorum da yüzümde zamansız arsız bi gülümseme oluşuveriyor , kelebek gibi hani o yere göğe sığmayan , renkleriyle göz alan ben . güneşin doğuşuna koşacak kadar çılgın , rüzgara kafa tutacak kadar ısrarcı hani şu tuttuğunu asla almadan bırakmayacak ben , hani yenilmemiş , örselenmemiş henüz küsmemeiş yarınlara , hadi hatırla sen bilirsin en çok, sokaktaki çocuklarla ip atlarken gökyüzüne değeceğini zanneden , kuşların kanadına takılıp göçebileceğini düşünen beni lütfen sen de unutursan hiç umudum kalmaz yarına dair. bana yeniden o günleri anlatsana , ara sokaklarda kaybolşumuzu dünyanın umrumuzda olmadığı , henüz hayat kavgasına tutuşmamışken , hani tüm derdimizin ikimiz olduğu zamanları hadi anlatsana saçlarımdan rüzgarları savuşturduğun , kafaları çektiğimiz parkları , o yolları anlat bize neler söylediklerini , otobüsleri anlat durakları anlat bana , bana istanbulu anlat ne hikayeler anlattı . ben anlatırsam soğursun herşeyden üzülürüm , insanlar kötü bizim baktığımız gibi bakmıyorlar hiç dünyaya , can dedikleri can alıyor , herkes herkese herşeyi yapabilir sebebine şartlar diyolar sebebine hayat . gitmeler çok normal vedalar acıtmıyor insanların canını ,gülümsemek lüks bile sayılabilir bu vahşi dünyada . sen anlat gittiğin yerler güzel mş sahigüneş kızıl mı ? ay bütün görkemiyle asılımı gecelerinde , rüzgarı aşk kokuyor mu , orası birgün gidip buralardan dönmeyelim dediğin yer mi ?

2 Şubat 2012 Perşembe

şavaşın ortasında komutansız kalmaktır babasız olmak


biz kalabalık olmayan bi aileydik . 3 kişi görünürde ama hep 2 kişi . öyle muhteşem çocukluk anılarım yok benim, kafamda 3 kişilik karelerde , hep yalnızlık vardı , belkide bu yüzden yazıyorum yalnızlık itiyo insanı yazmaya .

annem o masum bi kadındı birazda mahsun ben küçük yüreğime sığdıramazdım anıları , acıları , o nasıl dayanıyo diye düşünürdüm yorgun kalbiyle.

siz hiç babanızdan nefret ettinizmi? ama durun öyle kızgınlıkla küstüm sana gibi değil , sizin babanız en sevdiğinizin ölümüne sebeb oldumu ? bütün çocukluğunuzu gençliğinizi ondan alınacak intikam üstüne hırsla kurdunuz mu ? biliyorum o da beni hiç sevmedi , sevemedi onun ben dünyasına fazlaydım ayakbağıydım şimdi 20 yaşındayım ve hala beni sevmediğini gözlerinde görüyorum ona kızıyorum kendime de kızıyorum böyle birinden yıllarca sevgi beklediğim için , babasıyla kızları gördüğümde gözlerim dolduğu için , ve onca hatayı kalbimdeki bu eksiklikle yaptığım için . acı çeken bi hayvan gibi nereye saldıracağımı bilemeden hoyratça dağıttığım için .

itiraf etmiyorum kendime ama bi babam olsun isterdim saçlarımı okşayan, ne yaparsam yapayım arkamda duran, mezuniyetimde doğum günümde o anları ölümsüzleştirebilmek için fotograf çekmeye çalışan , geceleri gelip üstüm  açık kalmışmı diye kontrol eden,  ve candan bi şekilde kızım diyen .. sonra ilk aşkımı anlatmak isterdim ona , hayata dair planlarımı ve ençok da doya doya sarılmak öpmek isterdim onu .

şimdi niye bu kadar anlatıyorum , çünki hiçkimseye anlatamıyorum içimdeki acıları kabuk bağlamıyo hiçbi yaram örselendikçe daha da saldırgan oluyorum kırık cam parçası gibi dokunanı kanatıyorum .

şair diyo ya savaşın ortasında komutansız kalmaktır babasız olmak , diye ben savaşımın kendi komutanıyım yıllardır çocuk kalbimin acı hesaplarını şimdi hırçın yüreğimle sormaya çalışıyorum .

babanızı sevin eğer o da sizi seviyorsa , çünki eksikseniz hayata hep yenik  başlarsınız ..



29 Ocak 2012 Pazar

suya düşen bir karanfilse yüreğin



yazdım yazdım sildim, sildim sildim yeniden yazdım , belki sen hiçbirini okuyamadın ama ben içimdeki herşeyi söylemiş oldum . ençok söylemek istediğim şey neydi biliyo musun ? ''gidiyorum dur de !''..
limanlar gemiler için olsa da gemiler limanlar için değildir , işte artık kendimi o limanda yosun tutmuş bir gemi gibi hissediyorum , fırtınalı engin denizlerden geldiğimde nasıl da tüm yaralarımı sarmıştın , o zamanlar can havliyle belki  , belkide yorgunlukla  , yaşanmışlıklarla sarılmıştım sana ama şimdi durup düşnüyorum bakıyorum ardıma ben o dalgalı okyanuslar için varım .. 
sana geldiğim kalabalıkları bir daha özlemem sanmıştım , şanmıştımki sadece sevmek bize bir ömür  yeterdi , yetmezmiş. ama çok ürkütücü şimdi senden gitmek , koca bi şehre kafa tutmak , yağmura söz geçiremem ki yağma onu hatırlatırsın incinirim diyemem ..
hadi sen bana yine umut türküleri söyle , herşey güzel olacak korkma de , hayaller kurdut inanmasan da , güneşin yeniden tenimizi ısıtacağı sıcak yaz günlerini hatırlat , çocukları hatırlat bana , papatyları anlat , olur olmaz yere karnımıza ağrılar girine kadar gülelim , istiklale öğret adımlarımızı , sahiller bizi  selamsın ..

hadi suya düşen bir karanfilse yüreğim ben bıraktım kendimi ırmağın türküsüne ..

25 Ocak 2012 Çarşamba

ı am so lonely

kalablıklar içinde yalnızlaşabiliyorsan gerçek yalnızsındır ..
bu sözü ilk duyduğumda kaç saat ,kaç gün, kaç yıl durmaksızın düşünebileceğimi düşündüm .
insan yalnız mıdır ? sonradan mı yalnızlaşır ?
hiç sevdin mi nasıl bi duygu biliyor musun ? kendini en yalnız hissettiğin an o işte dünyada kimse yok hiç kimse sen ve göğüs boşluğuna sığdramadağın o yaratık . ya sonrası , sonrası daha kötü sen ve göğsündeki yaratık sığamadığın koskocaman bi evren , anlamını yitirmiş milyonlarca sözcük , ve herkese yabancılaşmış bi sen .
yalnızlaştığını en çok gürültüler içinde sessin sanki gökyüzüne karışmış gözlerin okyanusun sonunu arıyormuş gibi daldığı zamanlarda anlıyorum . hiç gelmeyecek bir gideni bekliyormuş gibi kurtulamadığın bi cesedin katiliymiş gibi suçlu ama , kaybetmiş .  şair diyor ya hani onu içinde korumanın..seni yok etmek olduğu zamanlara,feda oldun mu hiç ? bebeği karnında ölmüş anne gibi hani ?
hiç bütün yetilerini elinden  alan birinden nefret edemediğin oldumu senin , yine de başını çevirdiğin her  yönde onu görmeyi arzu ettiğin imkansız olduğunu bile bile bütün sokaklarda insanlarda insan kalabalıklarında , kaldırımlarda , parklarda banklarda olur olmz her yerde o bakışları aradığın oldumu .
kim demişse doğru demiş yok mümkünatı paylaşmanın yalnızlığı milyarlarca insan olsa da neye yarar evrende ? neyi değiştirir insan en çok kalabalık içinde yalnızdır bu yüzden korkuç bir dilemma varlık içinde yokluk işte , en beteri bu işin çözüm kümesi boş bi denklem .

herkes bir mucizedir şu hayatta bir mucizenin eseri ve kendi mağbedidir içinde . tapınağı kalbindedir kıblesi menzili gönlünün gördüğü yöndür .. herkes yalnızdır şu hayatta sadece bazıları biraz daha az yalnız hepsi bu .kendinde saklıdır tüm gerçekler varmak istediği yol menzil kendi haritasıdır varmak istediği bi yer vardır herkesin bilinmez o sıla neresi ?

ama söyle sen bana ;
Sıla neresiydi, kimdi, kime yakında , kimden uzaktı ...


16 Ocak 2012 Pazartesi

insan bir kere ölür der şair hergün ölen umutlarımızdır içimizdeki

üzülme ben ıyıyım hala bıraz kımsesızlık yalnızlık bır basınalık bırazda yenılmıslık o kadar . dönüp arkamı gitmek var da yutmak olmasa onca lafı içimde birikiyor günden gune sölemeydıklerım bırde soyleyıpde anlatamadıklarım ama bılıyorum kı sen benı anlarsın belkıde bırtek sen anlarsın cunkı cok tuttun bılıyorum dustugumde elımı cunkı cok sahıp cktın cok sardın yaralarımı sımdı sarılmaz yaralar ıcındeyım ve yalnızca susuyorum yalnızca susmak ıste oylesıne susmak cunkı bılmek konussanda ıse yaramayacagını .



gitsem dıyorum bazen gıtsem soyle uzaklara ama nasıl gıtsem bırakabılır mıyım kafamdakı onca seyı gıtsem unutur muyum dersın gördüklerimi duyduklarımı ? biliyo musun ıste o zamanlar en acısydı gördüğümde kör olmak ıstedı bu gözler duydugumda sagır olmak ve pis nefse konulan ask adını duydugumda o gun asktanda sogudum ben aslında dünyadanda sogudum yasamaktanda aslında herseyden sogudum bıraz kendımden bıle .



beklemek ılac olur yaralarıma belkı dıyorum ama tum benlıgım yaralarla kaplı o kadar beklemek yormaz mı dersın yenıden yakmaz mı canımı ..

cok canım yanıyo hıc susmamıstım bu kadar her zaman söylenecek sözlerım vardı agzımda cunkı benı tanırsın susmam ben kolay kolay sımdı anlatsamda ne care deyıp susuyorum ve ödüyyorum bedelını baskalarının gunahlarının ve sankı tum sucu ustlenmıs gıbıyım sucsuzken suçlu haklıyken haksız gbıyım galıpken maglubuyetıkabullenip gıtmıs gıbı ..



benı bırtek sen anlarsın sen soyle eskı ben olsam ne yapardım aglar mıydım bagıra cagıra kızar mıydım care arar mıydım yoksa oturur muydum boyle caresızce sen ssöyle ben eskı ben olsaydım ne yapardım ??

eski ben nasıldım bak onu bıle unutmusum sahi nelermutlu ederdı ben en canım yandıgı zamanlarda neye sevınırdım hıcbırsey yokmus gıbı ne unuttururdu göz yaslarımı ..??



yalnızca ..



eskıye dair hatırladıgım bır sözüm kalmıs hafızamda hatırlarsın ..



olsun herseye ragmen nefes alıyorum hala ...