gitmek yenilmek değil , gitmek kazanmakta gitmek gitmektir işte hepsi bu ..
kimsenin bizi tanımadığı belki ilk defa biz olmaya imkan sağlayan bi şehirde , güneşe beraber uyandığımız ve denize vuran yakamozları beraber izlediğimiz bi şehir kimsenin adımızı bile bilmediği bi şehirde , teninin kokusu hala sanki rüzgarla geliyor gibi usul usul ..
başka şansımız olamazdı birbirimize oynadığımız oyunlarda , kendi oluşturduğumuz okyanusların girdaplarında boğulduğumuz o karanlık izbe puslu şehirlerde başka şansımız olamazdı , adını bile bilmediğimiz sokaklarla yabancı insanlarla dolu şehirler hani kimsenin ne konuştuğumuzu bile anlamadığı ve senin gözlerine baktığımda başka hiçkimsenin , hiçbirşeyin , hiçbiryerin önemimin olmadığı o şehir ..
elimin tenine her değdiği , ve titrek ve korkak sonunu bilmediğimiz dokunuşlarda , seni değil beni mahkum eden kaçışlardı belkide . aynı hikaye aynı kahramanlar sonunun aynı olacağını zaten bile bile , parçalarını göre göre uçurumdan atlamak gibi ..
defalarca yenilebilir insan , defalarca kalkıp kaldığı yerden devam edebilir aynı oyuna ama işin en zor kısmı dile gelmeyeceğini bile bile duvarlara haykırmak acılarını , ellerinde geçmişin izlerini görmeyen birinin tutmak ellerinden ve güven aramak en tekinsiz kişide . soğuk değil titreten , korkular ve yalnızlık , yanyana , elele ama asla beraber değil baktığımız gökyüzü aynı maviye dönmüyor , aynı yönde yürüsek de aynı yere varmıyoruz , tapındığımız putlar farklı inançlara ait , asla kesişmeyecek yollarımız var bizim birbirine ayrı evrenlerde uzayan ...
bir yerden aşağı çok aşağı düştüm , zaman , solgun sessiz bir koridordu , orada üşüdm çook üşüdüm ..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder