13 Mayıs 2012 Pazar

bir yerden aşağı

gitmek yenilmek değil , gitmek kazanmakta gitmek gitmektir işte hepsi bu ..

kimsenin bizi tanımadığı belki ilk defa biz olmaya imkan sağlayan bi şehirde , güneşe beraber uyandığımız ve denize vuran yakamozları beraber izlediğimiz bi şehir  kimsenin adımızı bile bilmediği bi şehirde , teninin kokusu hala sanki rüzgarla geliyor gibi usul usul ..

başka şansımız olamazdı birbirimize oynadığımız oyunlarda , kendi oluşturduğumuz okyanusların girdaplarında boğulduğumuz o karanlık izbe puslu şehirlerde başka şansımız olamazdı , adını bile bilmediğimiz sokaklarla  yabancı insanlarla dolu şehirler  hani kimsenin ne konuştuğumuzu bile anlamadığı ve senin gözlerine baktığımda başka hiçkimsenin , hiçbirşeyin , hiçbiryerin önemimin olmadığı o şehir ..


elimin tenine her değdiği , ve titrek ve korkak sonunu bilmediğimiz dokunuşlarda , seni değil beni mahkum eden kaçışlardı belkide . aynı hikaye aynı kahramanlar sonunun aynı olacağını zaten bile bile , parçalarını göre göre uçurumdan atlamak gibi ..


defalarca yenilebilir insan , defalarca kalkıp kaldığı yerden devam edebilir aynı oyuna ama işin en zor kısmı  dile gelmeyeceğini bile bile duvarlara haykırmak acılarını , ellerinde geçmişin izlerini görmeyen birinin tutmak ellerinden ve güven aramak en tekinsiz kişide . soğuk değil titreten , korkular ve yalnızlık , yanyana , elele ama asla beraber değil baktığımız gökyüzü aynı maviye dönmüyor , aynı yönde yürüsek de aynı yere varmıyoruz , tapındığımız putlar farklı inançlara ait , asla kesişmeyecek yollarımız var bizim birbirine ayrı evrenlerde uzayan ...



bir yerden aşağı çok aşağı  düştüm , zaman , solgun sessiz bir koridordu , orada üşüdm çook üşüdüm ..



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder